Sözlük
Osteoklazi: Hatalı kaynayan kırıkta kemiğin pozisyonunu düzeltmek için dışarıdan uygulanan kuvvetle yeniden kırılması.
Osteosentez: Kırıklarda açık redüksiyon ve internal fiksasyon yapılması işlemi.
Palmar: Elin avuç içi tarafı, yüzeyi.
Parapleji: Her iki bacağın felçli durumu.
Parezi: Kas gücünde azalma.
Parsiyel: Kısmi, bir kısım.
Patella: Diz kapağı kemiği.
Patellofemoral eklem: Diz eklemine katılan eklemlerden birisidir. Femur (Bkz) alt ucunun ön yüzeyinde Patella eklem yüzü ile eklemleşmesiyle meydana gelmiştir.
Pelvis: Leğen Kemiği.Yanlarda bulunan Koksa (Bkz) kemiklerinin arkada Sakrum (Bkz) ve önde simfizis Pubis aracılığıyla birleşmesiyle oluşmuştur.
Periost: Kemiklerin en dış yüzeylerini saran ve kemikleşmede önemli işleve sahip zarımsı doku. Pes Ekino Varus: (PEV) Doğuştan Çarpık Ayak deformitesine verilen ad.
Pes Planus: Düz tabanlık. Longitidünal (Uzunlamasına) ayak kavisinin düşüklüğü, çöküklüğü söz konusudur.
Plak: İnternal Fiksasyonda kullanılan , çeşitli delikleri ve bu deliklerden kemiğe tespit sağlayan vidaların tutunmasını sağlayan , değişik metal yada metal alaşımlarından imal edilmiş implant.
Plantar: Ayakta altta kalan yüzey yani ayakta dururken yere değen kısım, taraf.
Pleji: Felç hali. Polidaktili: Elde veya ayakta beşten fazla parmak bulunması.
Posterior: Arka taraf.
Posterior (Spinal) Cerrahi Girişim: (Omurgada) Arka taraftan ulaşılarak omurgaya uygulanan cerrahi işlem.
Posterior Cruciate Ligament: Dizde Arka Çapraz Bağ (PCL)
Primer: Birincil, esas, asıl.
Proksimal: Gövdeye daha yakın, daha merkezi veya daha üst kısımda olan.
Protez: Vücutta bir uzvun eksikliğini tamamlamak amacıyla kullanılan cihaz , araç ve gereç. İki şekli vardır:1) Amputasyonlardan sonra dışarıdan uygulanan takma bacak ve kol gibi dış protezler ve 2) Ameliyatla hastalıklı eklemlerin değiştirilmesinde yani artroplastide (Bkz) kullanılan endoprotezler.
Psödoartroz: Kırılan kemiğin kırık bölgesinin kaynamayışı sonucu oluşan yalancı eklem.
Radikülopati: Sinir kökünün etki derecesine bağlı olarak özelliğini ve fonksiyonlarını kaybetmesine yol açan patolojik durum.
Radius: Ulna (Bkz) ile birlikte Ön Kolu oluşturan , dirsek eklemine katılan ve el bileğinin çatısını oluşturan kemik.
Rekonstrüksiyon: Yeniden oluşturma ve eski haline getirme işlemi.
Rezeksiyon: Bkz Eksizyon (Daha büyük eksizyon işlemlerinde kullanılan bir terimdir). ROM: Range of Motion ingilizce kelimelerinin kısaltılmışı olup, eklemin hareket genişliğini ve derecesini ifade eder.
Rotasyon: Eklemlerde eksen etrafında dönme hareketi.
Rüptür: Yırtık, kopuk.
Sagittal düzlem: Kafatası Sagittal suturalarından geçen düzlem. Başka bir deyişle vücudu simetrik olarak tam ortadan ikiye ayıran düzlem ve buna paralel düzlemler olarak ta düşünülebilir.
Sakralizasyon: Lomber vertebralardan beşincisi Sakrumla tam yada kısmi olarak bütünleşmiştir.
Sakroiliak eklem: Sakrumun her iki yanında Pelvisi oluşturan kemiklerden İliak kemikle yaptığı eklem.
Sakrum: Lomber vertebraların altında yer alan 4-5 vertebranın birleşmesinden meydana gelen ve Pelvis halkasının arka yapısını oluşturan kemik.
Sekonder: İkincil, sonradan olan.
Servikal: Boyuna ait demektir. (Örneğin Servikal vertebralar: Boyun omurları)
Sinovyum: Eklem kapsülünün iç kısmında ekleme bakan yüzeyini oluşturan eklem sıvısı salgılayan ve geri emiliminden sorumlu doku.
Sinovyal Hipertrofi: Sinovyal dokunun kalınlaşması ve büyümesini ifade eder.
Skapula: Kürek kemiği.
Skapulatorasik eklem: Aslında tam bir eklem niteliğinde olmayan ve Skapulanın (Bkz) iç yüzeyindeki Subskapularis kasına ait fasya (Bkz) doku ile Toraksın (Bkz) fasya dokusu üzerinde gevşek bağ dokusu oluşumları ile desteklenerek Skapulanın çeşitli yönlere kayma hareketi yapmasını sağlayan birleşim.
Skolyoz: Omurgada arkadan bakıldığında normalde eğrilik olmamaması gerekirken yana doğru oluşan eğrilik. Bu eğrilik çoğunlukla omurganın yandan bakıldığında normalde olması gereken kifoz-lordoz eğriliklerini de etkiler, değiştirir ; ayrıca omurganın torsiyonu yani burkulması da söz konusudur.

