Gelişimsel Kalça Çıkığı ( Displasizi )
Zamanla kalça disloke olur ve kalça, etrafindaki degisiklikler nedeniyle redükte edilemez. Hastalik ileri çocukluk yada adölasan dönemde daha belirgin olur (ör. Disloke) yada zayif asetabuler örtünme gelisebilir, ve ismi kalçanin displazisi olur.
GKD zamanla gelisen bir hastaliktir. Kalça ile ilgili yapilar embriyogenezis süresince normal gelisir. Ancak zamanla fetal pozisyon, dogumda kalçanin durusu (anormal femur basi pozisyonu ve gelisen kalçada anormal güçlerin etkisi) ve kalça etrafindaki ligamentöz laksisite gibi nedenlere bagli olarak bozulur.
Eski terim olan Dogustan Kalça Çikigi, dogumda kalçalari normal olan bebeklerin zamanla kalçalarinda displazi, subluksasyon yada dislokasyon gelismesi üzerine 1989 yilinda Klisic’in önerisiyle yerini Gelisimsel Kalça Çikigina (Displazisi) birakmistir.
Dislokasyon; femur basi ile asetabulum arasinda hiçbir iliskinin olmamasidir.
Subluksasyon; femur basi ile asetabulum arasinda iliski tamamen yok olmayip azalmistir.
Displazi; asetabulum gelisimindeki yetmezligi ifade eder.TARIHÇE:
1932 yilinda Guillaume Dupuytren DKÇ’yi fizik muayene bulgulari ile birlikte tarif etmistir. Adolph Lorenz çikik kalçalarin kapali redüksiyonlarini tanimlamis ve zorlu redüksiyonlar sonunda olusan AVN’lar nedeniyle AVN’un babasi ünvanini almistir.
1927 yilinda Putti DKÇ’de erken tedavinin özellikle 1 yasindan önce %90’in üstünde mükemmel sonuçlara ulasabilecegini söylemistir. 1937 yilinda Ortolani DKÇ’nin erken tanisinda çok küçük ve önemli bir isaret adli makalesini yayinlamistir.
INSIDANS:
Y.D. kalça instabilitesi, %0,1 - %01,5 arasinda degisir. Taramalar, klinik muayene ve USG ile yapildiginda bu oran %3,4’ lere kadar yükselir. Kizlarda erkeklere göre daha fazla görülür (kiz; %01,1, erkeklerde; %00,12).
Cografik, bölgesel ve irksal dagilimlardan etkilenir. Isveç’te %01,7 iken, Eski Yugoslavya’da %0,75’dir. Afrikali bebeklerde hiç görülmezken, Çinlilerde %0,01, Hindistanli bebeklerde %2 görülür.
ETIYOLOJI:
Multifaktoriyeldir;
Hormonal,
Genetik,
Irk,
Cinsiyet,
Prenatal pozisyon,
Postnatal pozisyon,
Ligamentöz laksisite gibi birçok etiyolojik faktör tanimlanmistir. Kizlarda daha fazla görülmesinin nedeni annenin dogum sirasinda pelvisinin daha fazla genislemesini saglamak üzere salinan relaksin hormonu plasenta yoluyla bebege geçer ve bu hormona kiz bebeklerin cevabi erkeklerden daha güçlüdür. Wynne – Davies 1970 yilinda yaptigi bir çalismada ligamentöz laksisitenin dolayisiyla GKÇ’nin kalitimsal olabilecegini söylemistir. Wynne – Davies bunun tam olmayan bir geçisle otozomal dominnant olduguna inaniyordu. Wynne – Davies lig. Laks. Için bazi kiterler belirlemistir bunlar;
A- bas parmagin volerden ön kola degmesi,
B- parmaklarin dorsalden ön kola paralel olmasi,
C- dirsek ekstansiyonunun 15°’den fazla olmasi,
D- diz ekstansiyonunun 15°’den fazla olmasi,
E- ayak dorsifleksiyonunun 60°’den fazla olmasidir.
İlgili Yazılar
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Yorumlar
merhaba ben 3 ay önce sağ kalçamdan iğne oldum ve iğne sağ siyatik sinire denk gelmiş bacağımın dizden aşası uyuştu hiç his yok ayağımı oynatamıyorum ve çok sancı veriyor doktorlar 2 sene bekleyelim kendiliğinden iğleşir diyorlar iğleşmezse kalıcıdır diyorlar. benim merak ettiğim şu kol bacak kopuyor bunu yerine dikiyorlar ve çalışıyor küçücük bir iğnenin açtığı yarayı tamir edemiyorlar. böyle bir mantık olabilirmi


benim bi sorum olacak 31 yaşındayım ve sol kalcada cıkıklıgım var bununla ilgili tedavi yöntenleri ve türkiyede bu ameliyatların başarı oranı yardım ederseniz cok sevinirim şimdiden teşekkürler
ortopedist reply on 25 Mayıs 2008:
protez uygulanmasından fayda görebilirsiniz